Benim için biten bitmiştir
Karşımda çok güçlü bir kadın oturuyor. Evet bir yanı hassas, ince ve naif. Ama ona bakınca anladım ki; yaralarını gayet güzel sarmış, yoluna devam ediyor. İşine sımsıkı sarılan Hadise’ye “Aşk Kaç Beden Giyer”i de sordum, Sinan Akçıl’la biten ilişkisini de… Tüm samimiyetiyle bütün sorularımı yanıtladı.
02 Mayıs 2011 Pazartesi 13:07
PINAR YILMAZERLER
Çok Avrupai bir albüm olmuş bu albüm… Bizim enstrümanlar olmadan bir albüm çıkmış ortaya…
Aslında evet ama benim öyle bir kompleksim yok. Ben Türk enstrümanlarına bayılırım. Kanımızda var o ama bu albümde nedense sadece “Superman” şarkısında daha çok oryantal hissi var. Ama onun dışında bütün müzikler çok farklı oldu. Çünkü sonuçta bu biraz benim kimliğim. Ne kadar Türk kızı olsam da, yetiştiğim bir başka kültür daha var. “O benim farkım” diyelim. Her sanatçının kendi özelliği vardır ben de o özelliği kullanmak istedim bu albümde. Çok da içime sinen bir albüm oldu. Çok çalıştık, emek harcadık. Çok iyi dinlerseniz altyapılarının o kadar iyi olduğunun farkına varırsınız ki; ucuz hiçbir bir şey yok bu albümde. Bu albümde her şarkıya klip çekmek istiyorum, hayalim bu.
Hani ‘Damardan’ diye bir tabir vardır ya; Avrupai bir sound’la da o damardan hissi verilebiliyormuş gibi geldi bana.
Tabii neden olmasın! Belki de insanlar aynı şeyleri duymaya çok fazla alıştılar ya da hep aynı şeyler yapıldı. Bu da benim stilim. Her sanatçının kendi okuma tarzı var. Ben de kendi ağzıma, kendi sesime yakışan şeyi okudum ve tercih ettim.
Bir de bazı insanların son albümde tarzınızı Beyonce’ye benzettiğini duyuyorum. Böyle bir şey sizi rahatsız eder mi?
Bu büyük bir iltifat ama nedense Türkiye’de çok başarılı işler direkt yurtdışındaki sanatçılarla kıyaslanıyor. Biz bu fotoğrafları çekerken, hiçbir şekilde örnek fotoğraf götürmedik yanımızda. Biz konsept fotoğraf düşündük, konuştuk ve yaptık. Ben hayatta hiçbir zaman bir sanatçının kopyası, taklidi olmak istemem. Bir kere çakma ve kopya kelimelerinden nefret ederim, gıcık oluyorum.
Bu arada ne kadar büyümüşsünüz. Fotoğraflara baktığınızda, sesinizi dinlediğinizde büyümüş Hadise’yi görmek nasıl bir his?
Güzel bir şey. Ben de kendimi öyle görüyorum. Gelişmiş, olgun, kendinden emin, kendini güçlü hisseden bir Hadise görüyorum. Mesela bunu önceki albümlerde görmüyordum. Evet o zamanda müziğe aşık bir kızdım ama çok fazla kendinden emin olmayan, kararlarını güçlü adımlarla atamayan bir kız vardı. Şu an güçlü biriyim ve onu yansıtmaya çalıştım şarkılarda, fotoğraflarda.
Aşk acısı insanı güçlendiriyor mu?
Bence büyütüyor. Sadece aşk değil, aile ortamı bile insanı büyütebiliyor. Mesela bizim annemiz babamız biz çok küçükken ayrıldılar, bu bile beni çok büyüttü. Arkadaşından kazık yersin bu bile seni büyütür!
Albüm çıkalı çok az bir süre oldu. Bu sürede bu kadar hızlı yol almak, insanların beğenmesi… İnsan çok heyecanlanır değil mi?
Çok doğru. İnsanlar beğeniyor ve ben bu yüzden çok mutluyum. O kadar güzel yorumlar alıyoruz ki... Ben çok şaştım ve çok sevindim. Hiçbir zaman kendi işimle ilgili iddialı konuşmam. Çünkü bana sevimsiz geliyor iddialı konuşmak. Ama tabii hep dua ettim ve böyle tepkiler istedim. İnsanlar da hakikaten beğendiler. Geniş yelpazeli bir albüm oldu. Biraz R&B de var içinde çaktırmadan. Biraz rock da var. “Macera” şarkımız inanılmaz rock geliyor insana mesela. ama o da var benim içimde. Biraz agresif tarafım var benim sahnede.
“Bu albüm müzik hayatımın dönüm noktası” diyebilir misiniz?
Hakikaten öyle hissediyorum. Ekibim de çok çalıştı, halen çok çalışıyoruz. Promosyonundan her şeyine kadar detaylı düşünerek adımlarımızı atıyoruz. Ben şimdiden bir sonraki albümü düşünüyorum. Önümüzdeki seneler ne olacak?
Hiç sizin kendi sözlerinizi dinleyemeyecek miyiz?
İngilizce çok iyi yazabiliyorum ama Türkçe şarkı sözü yazamıyorum. Dille de alakası yok. Ben Belçika’da doğdum, büyüdüm. Flamanca’yı çok iyi konuşuyorum. “Flamanca şarkı sözü yaz” deseniz yazamam. O bir his, başka bir şey. Ben limitimi, haddimi çok iyi biliyorum. Bir gün olur mu, olabilir. Ama kendimi şu an hazır hissetmiyorum.
“Superman” şarkınızı dinleyince aklıma geldi; gerçekten hayatta superman var mıdır?
Şu an benim hayatımda bir superman yok.
Dünyada var mıdır?
Bence var. Karşımıza çıkmadı şu an ama bence var. Bence her insan için ya bir superwoman ya da bir superman hazırdır. Ve o kişiyi bulunca da evleniyor insan.
Eurovision’da dördüncü oldunuz. O zamanlar sizi yerlere göklere sığdıramayan insanın bugün “O şarkıyı kimse söyleyemedi” demesi sizi kırıyor mu?
Kırmıyor, güçlendiriyor. Hoşuma gidiyor insanların sürekli böyle şeyler demeleri. Herkes istediği yorumu yapabilir. O dönemde çok yorum yapıldı ama 2 sene sonra hala benim sayemde bu şarkı, bu kadar büyük. Bu şarkıyı hangi sanatçı okuyor? Bu şarkıyı sanatçı okur ama inanılmaz kaprisli olabilir. Hiçbir ülkeye gitmez, şarkıyı tanıtmaz, İngilizce’yi konuşamaz. Bende bunlar hiç olmadı. Ben deli gibi promosyon yaptım, Avrupa’nın her yerinde, Türkiye’mi çok güzel bir şekilde temsil ettim. Ve bu şarkıyı bu şekilde bir yerlere taşıyan bir sanatçının sevenlerine 2 sene sonra böyle yorumlar yapılmasına ben inanamıyorum.
Şarkıyı yapan kişinin böyle demesi daha sinir bozucu değil mi?
Sinir bozucu diye bir şey yok hayatımda. Ben polemiklere girmiyorum. Kimin söylediği de önemli değil. Ben kendimi hiçbir zaman savunmadım bu konularla ilgili. İnsanlar gündemde olmak için bazen yorum yapıyor, buna biz bir şey yapamayız.
Bir şarkınızda “Keşke ben de senin kadar yetenekli olsaydım terk etmek konusunda” demişsiniz. Gerçekten bu konuda yetenekli olmak ister miydiniz?
Ben “Yetenek” şarkısını duyduğumda bayıldım. “Bu şarkıyı istiyorum” dedim. Ama hiçbir şekilde; “Böyle bir şey yaşadım” ya da “Ben ilişkimde böyle hissettim de yansıtmak istiyorum” diye seçilmedi. Albümde depresyon slow şarkı yok mesela. “Öldüm bittim, yataklara düştüm” kişiliğinde değilim ben. O yüzden o tarz şarkıları söylemem.
İsterse hit bir şarkı olsun yine de okumam.
Ama sorumun cevabını alamadım; gerçek hayatta terk etme konusunda yetenekli olmak ister miydiniz?
O konuda yetenekliyim. Bu albüm aslında ilişkiden çıkamayan ya da korkan, kendisinden emin olmayan genç kadınlara güç veren bir albüm oldu. “Bitti kardeşim ben böyleyim, olmuyorsa olmuyor” deyip bitireceksin ve ben bu albümle kadınlara destek olmak istiyorum. Bunu dünyada da görüyoruz. O kadar çok kadın bir erkek için kendi hayallerini unutuyor. Ya da seçtiği yoldan cayıp, o mutlu olsun diye elinden geleni yapıyor. Sonunda kendini unutuyorsun. Bir bakmışsın 3 kilo fazlasın, bir bakmışsın aileni unutmuşsun, bir bakmışsın hayallerin suya düşmüş. Ve ne için, sana saygı duymayan biri için! Ayrılmak isteyen o kadar çok kadın var ki; ama yapamıyorlar. Maddi konudan ya da manevi destekten dolayı. Bizim annemiz tek başına 4 çocuğu büyüttü. Hepimiz küçüktük. Bunu bizim annemiz yapabiliyorsa herkes yapabilir. Hayatta aşktan daha önemli şeyler var. Bu da ne biliyor musunuz: Kendiniz! Aynaya bakıp bunun farkına varmak lazım. Tecrübeden konuşuyorum yoksa bu kadar iddialı konuşmam bu konuları.
Bir şarkı sözünüzde de; “Aşk için vazgeçmeli gururundan, kendinden” diyorsunuz. Şu an güçlü bir kadınsınız ama önceden hiç vazgeçtiniz mi?
Güçlüyseniz bile vazgeçebilirsiniz. Bazen bu gerekiyor bence. Bazen vazgeçmen lazım. Ben ailem için de bazen kendimden vazgeçiyorum. Mecbursunuz çünkü bir ilişkide 2 kişi var, bir kişi değil! Bu yüzden bir sen verirsin, bir karşı taraf alır. Bir karşı taraf verir, bir sen alırsın ama balans olması lazım.
Elbette ki cevap vermeme hakkınız var ama gerçekten Sinan Akçıl’ın evinin tam karşısına afişinizi astırdınız mı?
Ben şu an İstanbul’da nerelerde asılı poster bilmiyorum. Bu binaları giydiren bir organizasyon şirketi var. O şirket diyor ki; “Elimizde bu binalar var, hepsine astırdık.” Orası merkezi bir yer. Benim öyle bir derdim yok. Benim için biten bitmiştir. Ben hiçbir şekilde kimsenin peşinden koşmadım hayatımda ve koşmam da. Bunu yansıtmak isteyen kişiler var ama böyle bir şey yok. Biz önümüze bakıyoruz. Bir de ben burada değilim, zaten Belçika’da yaşıyorum. Bu söylentilerden haberim bile yok. Daha dün duydum.
Sinan Akçıl sizden özür dilese; “Yeniden deneyelim” dese kabul eder misiniz?
Katiyen, katiyen, katiyen!