Alternative content

Get Adobe Flash player

İşte yeni Memoli

Mehmet Ali Alabora’nın yıldızını parlatan Memoli yayınlandığında oyuncu Emre Kızılırmak 15 yaşındaymış. Bugün 26 yaşında olan oyuncu Memoli’ye yeniden hayat verecek olan isim.

30 Eylül 2011 Cuma 19:29

emre kızılırmak, pınar yılmazerler, www.pinarabla.com, memoli

Pınar YILMAZERLER
 

Daha önce oynanmış bir dizi filmde rol almayı neden kabul ettiniz?

Ben rolümü başka birinin daha önce oynadığı karakterin devamı diye düşünmem hiçbir zaman. İsterse 50 defa oynanmış olsun, o rolü ilk defa gibi oynarım. Memoli; Mehmet Ali Alabora’nın takma adı olmasına rağmen bundan herhangi bir rahatsızlık duymadım. Sanki bu ilk defa benmişim gibi.

 

Evet sizin için ilk ama izleyici için ilk olmayacak. Bir de son zamanlarda dizi film sektöründe çok farklı işler yapılıyor. Herkes değişik senaryo peşindeyken siz niye bilinenin peşinden gittiniz?

Bu karakter kesinlikle daha önceki isimden etkilenerek değil, yönetmen ve senaristimiz nasıl isterse öyle olacak. Bir defa farklı bir oyuncu oynuyor bunu. Karakterlerin isimlerinin aynı olması, aynı şekilde bir performansla oynanacağı anlamına gelmez. Aslında bekleyip göreceğiz ben de merak ediyorum nasıl olacak. Tayfun Güneyer’in güzel bir sözü var; “Oyuncular değişir ama kahramanlar aynı kahramanlar. Mesela Batman’i birçok kişi oynadı ama her seferinde maceralarını ilk kezmiş gibi izledik.

 

Herkesin bildiği, sevdiği Memoli şu ana dek tek bir kişi; Mehmet Ali Alabora. Sizi kıyaslayacaklar, eleştirecekler. Buna hazırlıklı mısınız?

O eleştirilere her zaman açık olmak lazım. Tabii kıyaslama olacak. Ama eleştirenlerin de şunu düşünmesi lazım; Mehmet Ali Alabora ismi, Memoli çekileceği için gündeme geldi. Bu dizi yeniden gündeme gelmeseydi Mehmet Ali Alabora’yı yalnızca İş Bankası reklamıyla hatırlayacaktık. Bu işin riski var tabii. Kesin başarı olacak diye bir şey yok. Bir maça gidersiniz, son dakikada yenilirsiniz. Ama elinizden geleni yapmanız gerekir.

 

Eleştiriler karşısında kolaylıkla incinir misiniz?

Hayır. İlk başta herkes tepkisini verir zaten. Ama bundan çekinilecek olsa hayatta hiç yeni bir şey olmazdı, bir şey icat edilmezdi, farklı felsefeler ortaya çıkmazdı.

 

Her bölümde bizi bir heyecan fırtınası bekleyecek mi?

Bekleyecek. Aksiyon olacak sürekli. Ben de hep aksiyon istiyordum ve gönlüme göre oldu. Yeni sezonda bana gelen yaklaşık 5-6 başrol teklifi arasından bunu seçtim. Çok iyi olacağına inandığım projeleri bir kenara ittim bu rol için.

 

Polisiye diziler arasında aldığı ödüllerle, reytinglerle başarı grafiği en yüksek olan “Behzat Ç”. Çıtayı o kadar yükseltebilecek misiniz?

“Behzat Ç”yi ben de seviyorum. Bütün bölümlerini çok fazla izleyememiş olsam da izlediğim zaman gerçekten keyif alıyorum. Çünkü diyaloglar gerçeğe çok yakın. Azıcık karakola işi düşmüş olan insan bunu anlayabilir. Bazı diziler gerçeğe çok yakın oluyor, bazıları da biraz daha fantastik yaklaşıyor. Bizimki bira daha işin fantezi kısmı olacak. Komedi aksiyon olacağı için türü de farklı.

 

Sizin de işiniz karakola düşmüş zamanında. Macaristan’da sınır dışı edilmişsiniz, öyle mi?

Schengen vizesinin Macaristan’da geçtiğini sanıyorduk bir arkadaşımla. Trendeydik. Polis; “Aşağı inin” dedi. İngilizce de bilmiyor sınırdaki polisler. Slovakya üzerinden geçiyorduk. İndirdiler bizi. 5-6 saat bekledik parmaklıkların arkasında. Hücreye  sokmalarına gerek yoktu halbuki. O ülkelerin kuyruk acısı olduğunu düşünüyorum bizle ilgili. Türk bayrağını gördükleri zaman artık nasıl bir eğitim aldılarsa ya da şanımız dilden dile nasıl yayıldıysa bilemiyorum... Sonra başka bir trenle geri döndük. Ben öğrenci değişim programıyla 1 sene kadar Slovenya’da okumuştum.

 

Sanırım siz de biraz maceraperestsiniz.

Evet. Ben Eskişehir’de Spor Akademisi Bölümü’nde okudum. O zamanlar bir tiyatro okulunda aynı zamanda oyunculukla ilgili fikir sahibi olmaya çalışıyordum. İstanbul’a git gel yapıyordum. Ailem İzmir’deydi oraya gidiyordum. Öğrenci memleketi ya Eskişehir, eve dönüş zamanlarında otobüs ve trenlerde yer kalmazdı. Yer bulamayınca İstanbul’a, İzmir’e hep otostopla giderdim. Bazen eğlencesine Antalya’ya giderdik. Genelde jiplere çekiyorduk otostopu, kamyonlar geçerken göz göze gelmiyorduk bile şoförlerle.

 

Şöhret maceraperestliği kısıtlar mı?

Neden kısıtlasın ki? Asıl macera şöhret olunca başlıyor. Daha çok şeyi göze almanız gerekiyor. Kaybedeceğiniz şey ne kadar fazlaysa o kadar maceraya dönüşüyor olay.

 

Dublör kullanacak mısınız? O derece tehlikeli sahneler var mı?

Tehlikeli sahneler var ama ben asla dublör kullanmayacağım. Ben spor akademisi mezunuyum. Babam beden eğitimi öğretmenim, basketbol antrenörümdü. Bir sporcu kimliğim de var.  Eskrim bile yapan biri olduğum için aksiyon sahnelerine yatkınlığım bir hayli. Benim kadar uzun boylu, bana benzeyen bir dublör de bulmak zor.

 

Dizi için mi sakal bıraktınız?

Evet. Ben aslında tıraş olmayı seven biri değilim. İşime de geldi. 

 

Güney Kore'de gerçekleşen Manhunt International Contest 2008'de size; “Dinini değiştir seni dünya starı yaparız” demişler. Doğru mu bu?

Bir gazeteci arkadaşım vardı, ona anlattım orada yaşananları. Özel olarak röportaj değildi. Onu haber olarak çıkarmış. Evet böyle bir teklif geldi ama ben bununla ortaya çıkmaya çalışan biri değilim. O yüzden keşke o kişiyle bunu hiç paylaşmasaydım.

 

O da belki sizin şöhretinize katkıda bulunmak için yapmıştır…

Kesin öyle düşünmüştür ama pek benim tarzıma uygun bir şey değil. Orada enteresan olaylarla tabii ki karşılaştım.  

 

Hakikaten bir dünya starı olabilmek için Türk ya da Müslüman olmamak mı gerekir sizce de?

Yok öyle bir şey. Bizim nasıl yobaz düşünceli insanlarımız varsa, başka ülkelerde de var. Ama o insanlar hiçbir zaman başarılı olan birinin önünü kesemezler. Biraz akıllıysanız onlarla işiniz olmaz.

 

Peki sizin yurtdışı hedefiniz var mı?

Dünya starı olmak için Türkiye’de yaşamamam gerekiyor. Olabilirsiniz tabii ama bazı kişilerin daha fazla para kazanabilmesi için Türkiye’de kaliteyi çok düşürüyorlar. Bu sizin gelişmenizi engelleyen bir şey. Bu sektöre çok da para harcanmıyor. Elde avuçta ne varsa onlarla bir şey yapılmaya çalışılıyor. Artık insanlar eskisi gibi her şeye kanmıyor. Şu an Çin sineması bile inanılmaz ilerlemiş durumda. Yaptıkları filmler, efektler… Biz onların yanında yine küçük kalmış durumdayız. Dünya starı olmak isteyen insanın dünyaya açılması şart ama ben kendi ülkemde yaşamayı seviyorum. O kadar da büyük bir hırsım yok, başka bir ülkeye gidip sıfırdan başlayacak kadar. İleride öyle bir şans yakalayabilirsek değerlendiririm. Ama şu an önüme gelen fırsatları değerlendiriyorum sadece.

 

 

Bookmark and Share