Seksiliğim imaj değil gerçek
9 yıl boyunca radyo programı yaptıktan sonra çocukluk hayali şarkıcılığa hızlı bir geçiş yapan Emel Yalçın, seksi pozlarıyla da dikkat çekiyor. Seksiliğinin tamamen içinden geldiğini belirten Yalçın; “Ne de olsa bir Akrep kadınıyım” diyor.
20 Nisan 2010 Salı 21:21
Pınar YILMAZERLER
Yıllardır radyo programı yapıyordunuz ve insanlara soru soran taraf sizdiniz. Şimdi soru sorulan taraf olmak nasıl bir duygu?
Çok güzel gidiyor her şeye. Bu çok önceden beri aklımda olan bir şeydi zaten. Ama her şeyin bir zamanı olduğunu, her şeyin ayarlandığını düşünüyorum ben. Kadere de çok fazla inanırım. Ben de bir çok isim gibi çocukluğunda fırçayla şarkı söyleyenlerdendim. Daha sonra bu isteğim yoğunlaşınca repertuar çalışmalarımıza başladık. Böylece bir albüm çıkardık.
Radyoculuğa başlama sebebiniz şarkıcılığa bir adım atmak mıydı?
Ben hayatım boyunca hiçbir şeyi basamak olarak kullanmadım. Radyoculuk yapmak istedim, 9 yıl boyunca radyoculuk yaptım. Ama radyoculuk yaparken şarkı söylemek de istiyordum. Dolayısıyla iki işi bir arada yapamayacağım için radyoculuğu bırakıp şarkıcılığa geçtim. Tabii radyoya gelen kötü şarkıların da bunda etkisi oldu! “Bunlar da mı albüm yapmışlar, çok kötü sesi var” diye eleştirdiklerim oluyordu. Kariyer planlaması yapmadım. Çok erken yaşta koskocaman ulusal bir radyonun yöneticisi, aynı zamanda müzik direktörü oldum. “Radyoculukta yapacağım her şeyi yaptım” dedim ve sonra şarkıcılığa adım attım.
Albüm yapma süreci nasıl geçti?
Önce albüm tarzı, repertuar çalışmalarına başladık. Çıkış şarkımız “Aşktan Ölelim”di. Sonra Onur’la (Onur Özışık) evde otururken beni başka bir prodüktör çağırmıştı. Ama kabul etmedim, kendimden ödün vermek istemedim ve onunla çalışmadım. Onur da; “Ben senin albümünü yapacağım” dedi.
Kendinizden ödün vermediğinizi söylerken, neydi sizi rahatsız eden?
Aynen öyleydi. Çok rahatsız oldum. Bir de ben yabancı insanlardan çok korkan bir kadınım. Etrafımda tanıdığım insanlar olsun isterim. Sözleşmeyi imzaladıktan sonra başıma ne geleceğini bilemiyordum. Dolayısıyla çok iyi bir kariyer yapmışım radyoculuk geçmişimde, sözleşmeye uymak pahasına kişiliğimden ödün veremezdim. Hatalarımı yüzüme vurabilecek insanlarla çalışmak istedim.
Neredeyse her gün yeni birinin albümü çıkıyor. Sizin onlardan farkınız ne?
Onlardan farklı olmak, aralarından sıyrılmak için özellikle bir şey yapmıyorum. Mesela albüm kapağındaki Havva fotoğrafları da dikkat çekmek için değildi ama dikkat çekti. Ne mutlu bana. O bir konseptti. O konsepti yaparken de ürktüm aslında. Radyoda dinlerken de insanlar karar veremiyorlardı; “Bu kız komik mi, seksi mi, güzel mi, çirkin mi” diye. Her gün bir karaktere bürünüyordum, her anonsta başka bir kız oluyordum. Normalde kendi içimde de böyleyimdir. Bir bakarsın çok seksi kıyafetlerle dışarı çıkmışım, bir bakarsın bol pantolonlarla çıkarım. İçimde birçok kadın karakteri var. Biraz da Akrep burcu olmakla alakalı. Aralarından sıyrılmak için bir çaba sarf etmiyorum. Ama iyi bir iş yaptığımı biliyorum. Star olmak gibi bir kaygım yok.
Gayet mütevazı konuşuyorsunuz; “Star olmak gibi bir kaygım yok” diyorsunuz. Radyoculukta en üst noktaya gelmişsiniz, üstelik bir Akrepsiniz. Çok inandırıcı gelmedi bu durum bana…
Tabii hedeflerim büyük. Büyük kitlelere seslenmek, konserler vermek istiyorum. Twitter’da herkes; “Zirve benim, yılın albümünü ben yaptım” diyor. Eskiler yeni çıkanları sindirmeye çalışıyorlar büyük laflar ederek. Pasta çok küçük ve bu pastadan kimseye dilim vermemeye çalışıyorlar. Kendi aralarında bölüşüyorlar onu. 3-4 sene önce herkes birbirine laf atardı. Şimdi aynı insanlar yeni bir karar aldılar; kendi içlerinde kanka modeli çiziyorlar.
Evet birbirleri için; “Bakkal müziği yapıyor” diyorlardı.
Evet ben de bakkal müziği yapıyorum şu anda. Hande Yener, Demet Akalın ve Bengü birbirlerine o kadar laf söylediler. Şimdi Hande Yener ve Demet Akalın dost oldu. Pasta o kadar küçük ki; özellikle yeni gelenlere izin vermemek için eski düşmanlar dost oluyorlar. Ama o pastanın bir dilimi benim.
Çok iddialı fotoğraflarla çıktınız. “Ya beni sadece seksi bir kadın olarak yazarlarsa” diye bir endişeniz var mı?
Bu beni rahatsız etmiyor. Bu bir imaj da değil aslına bakarsan. Ben hep böyle oldum. O da burcumun verdiği bir şey herhalde. Ben boğazıma kadar kapalı bir şey de giysem, bakışımda, duruşumda hep bir seksepalite vardır. Ama tabii sadece böyle algılamasınlar. Ben çok dolu bir albüm yaptım. Radyoda da böyleydim ben. Mesela benim için Türkiye’nin tek cinsellik konuşan radyocusu yazıldı. Rahat bir kızım ben.
Gün gelecek yanınızda kim varsa sevgilisi diyecekler, rahat bir hayat süremeyeceksiniz. Bu tür endişeleriniz var mı?
Her şeyin bir bedeli var tabii. Bu yaptığım işin de bir bedeli olacak. Yazsınlar ne yapayım. Beni çok rahatsız edeceğini sanmıyorum.
Bundan böyle şöhretiniz için de yanınıza gelecek erkekler. Ne yaparsınız öyle biriyle karşılaşınca?
Sinsiyimdir ben. Herhalde sezerim öyle bir insanı. Dolayısıyla ben zaten öyle kısa süreli ilişkiler yaşayan bir kız hiçbir zaman olmadım. Hep ilişkilerim uzun soluklu oldu.
Var mı şu anda ilişkiniz?
Hayır. Ben biraz yoğun yaşıyorum yaşadığım aşkları. Tutkulu yaşıyorum. Ve sıkılan taraf da ben oluyorum. İç içe yaşayalım istiyorum. Aşk insanın 24 saatini alan bir şeydir, benim de öyle. İlişkilerin yöneticisi ben oluyorum. Ama şu ara öyle bir şeye vaktim yok. Eğer aşk gelirse, önce aklıma sonra başıma gelir.
Nasıl yani?
Mesela bütün erkek arkadaşlarım bu camiadandı. Sonuçta ben de daha öncesinde radyocu olduğum için hayatıma giren insanlar da müzikle uğraşanlardı. Mesela ben birini görüyorum, beğeniyorum, seçiyorum. Aklıma geliyor bir şekilde kader bizi bir araya getiriyor ve aşk yaşıyorum. Ben seçiyorum yani. Şu an hayatıma kimseyi sokmuyorum ama.
Eski sevgililerinizle dost kalabiliyor musunuz?
Kesinlikle dost kalıyorum. Çünkü o kadar büyük aşk yaşamışım, sonrasında da; “Hadi ayrıldık bitti” deyip gitmiyorum hayatından. Eğer karşı taraf da isterse mutlaka dostluğuma devam ediyorum. Zaten o aşk bittiğinde ilişki de yavaş yavaş dostluğa dönüşmeye başlıyor. Annen, baban, kardeşin gibi oluyor.
Bundan sonra neler yapmayı düşünüyorsunuz?
Hedefim şu; şarkılarımı duymayan insan kalmasın istiyorum Türkiye Cumhuriyeti’nde. Adımı bilip bilmemeleri çok önemli değil ama şarkılarımı her yerde duymak istiyorum.