Alternative content

Get Adobe Flash player

Tatilde Hürrem'i hiç düşünmedim

O geçen sezonun en çok konuşulan kadını. Neredeyse yaptığı entrikalarla ekranda devleşen ve her geçen gün hayran sayısını artıran bir oyuncu. “Muhteşem Yüzyıl”ın Hürrem Sultan’ı Meryem Uzerli’den bahsediyorum. Ünlü oyuncuyla sezonun ilk ve son gazete röportajını kahkahalar eşliğinde gerçekleştirdik.

30 Eylül 2011 Cuma 19:44

meryem uzerli pınar yılmazerler pinarabla.com muhteşem yüzyıl

Pınar YILMAZERLER 

 

Bütün ünlüler Bodrum’da, Çeşme’de tatil yaparken siz nerelerdeydiniz bu yaz?

Evet ama benim arkadaşlarım Almanya’da ve 10 aydır görmedim onları. Bir de ablamla beraber özel bir tatil yapmak istedim. Rahat edebilmek için de İspanya’ya gittik. Ablam 30 oldu. İspanya davetim ona hediyeydi. Çoktan beri görüşemedik, çok yoğun çalışıyorum ve Almanya’da değilim. O yüzden 2 hafta bol bol denize girdik, konuştuk, eğlendik, güldük. Ben somon hastasıyım. Hep somon yedim orada. Sonra Almanya’ya döndüm. Bazen uzun bir şekilde tatil yaşamaktansa, kısa ve dolu dolu yaşamak daha kuvvet veriyor. Ben araba kullanmayı çok seviyorum. İstanbul’da olmuyor trafik yüzünden ve yolları bilmiyorum. Ehliyetimi aldığımdan beri hep araba kullandım. Hala araba kullanmak beni rahatlatıyor. Aslında meditasyon gibi oluyor. Çok acayip müzik açıyorum, sonra rahat rahat her yere arabayla gidiyorum. Yaz tatilinde araba kiraladım Berlin’de.

 

Arkadaşlarınız ne diyor; çünkü Türkiye’de çok ünlüsünüz…

Almanya’da öyle değilim ki! O yüzden onlar beni gayet normal buldular. Onlar benim değişmeyeceğimi biliyorlardı ama yine de düşünmüşler; “Meryem Türkiye’de ne yaptı” diye. İyi gördüler beni ve; “Hiç değişmedin” dediler.

 

Burada sokağa çıksanız herkes peşinizde. Her yerde tanıyorlar. İspanya’da ve Almanya’da tanınmıyor olmak nasıldı?

Tabii Türkiye’de sokağa çıktığımda insanlar “Merhaba” diyor ama herkes kibar. O yüzden bizim seyirciyi seviyorum. Çünkü hep diziden bahsediyorlar. Teşekkür ediyorlar. Yalnız Almanya’da çok komik bir şey oldu. Bir mağazada dolaşıyordum. Orada bir Türk kadın ve çocuğu vardı. Ben yürürken, kadın bana baktı ve çocuğuna; “Ay ne kadar komik değil mi, herkes Meryem’e benziyor” dedi. Tabii beni Berlin’de görmeyi beklemiyordu. Hiçbir şey söylemedim ama çok güldüm.

 

İyi olmuştur değil mi biraz kafanızı dinlemek?

Evet kafamı dinledim orada. Mesela burada günlük kıyafetlerle birisi benim fotoğrafımı çekti. Ertesi gün yazdılar “Fena” diye. Biraz şaşırdım. 

 

Günlük hayatta da Hürrem kıyafetiyle dolaşacak haliniz yok ya!

Tabii ama belki beni daha şık görmek istiyorlar. Ben onlara bu şıklığı hediye edeceğim. Yavaş yavaş şık olacağım ama bazen olmuyor işte.

 

Siz o gün sadece sıradan Meryem olmak isteyebilirsiniz. Olamaz mı böyle bir şey?

Yazının altında bir e-mail adresi vardı. Bir dakika düşündüm; “Beni affet, günlük kıyafet giydim. Sana çok selam gönderiyorum. İnşallah başka bir fotoğrafımı beğenirsin” diye ama yazmaktan vazgeçtim. Beğenmedi beğenmedi. Problem değil ben ona kızmıyorum. Sadece işini yapıyor çünkü.

 

Takılıyor musunuz böyle şeylere?

Hayır böyle bir şeye üzülmem. Hastalık beni üzer. Ama kıyafet dediğin bir kumaş sonuçta. Sadece şaşırdım. Ne yaptım ki bomba mı patlattım da yazdılar bilmiyorum.

 

6 hafta boyunca Hürrem’den ayrı olmak nasıldı?

Son çekim günü vardı ya, o gün kolaylıkla “Hoşça kal” dedim Hürrem’e. İlk hafta biraz garipti. Bazen içimden Hürrem’e; “Merhaba” dedim ve çekim ne zaman devam edecek diye düşündüm. Ardından da; “Hoşça kal Hürrem. Sen biraz ortalıktan kaybol. Ben seni zamanı gelince uyandıracağım” dedim. Sonra da hiç düşünmedim. Babam bana bir mesaj yolladı İspanya’dayken. Babam Hürrem ve Süleyman’la ilgili bir bilgi okumuş. Sonra ben ona; “Babacığım kusura bakma ama ben o kadını tanımıyorum. 4 hafta sonra bu kadın yine müsait olacak. Şu anda bağlantı yok” deyip hiç Hürrem konusuna girmedim.

 

Geçen sene en çok eleştiri aldığınız konu kilolarınızdı. Bozuldunuz mu eleştirilere?

Hayır bozulmadım. İnsanların neden böyle konuştuklarını biliyorum. Çünkü normalde bu ülkede başrol oyuncuları zayıf ve çok düzgün vücutlu. Birdenbire başka bir ülkeden balık etli bir insan gelince ilgi çekti. 1 sene önce spor yapmayı bıraktım, metabolizmam tamamen değişti. Kilo alınca çok zor veriyorsun. Herkese şunu söylemek istiyorum; bazı insanlar sigara içmeyi bıraktıktan sonra kilo alıyorlar. Şişman görünme korkuları başlıyor ardından. Herkes şiştin diye konuşsa da, dayanın. Çünkü kilo vermeyi her zaman gerçekleştirebilirsin. Ama sigara yüzünden hastalanmak çok daha kötü! Ben de kilo verme savaşına başladım ve iyi olacak.

 

Bir ara otel odasına koşu bandı çıkarıyor diye haber çıktı sizinle ilgili…

Öyle bir şey yok. Mesela geçen gün de “Silikon taktırdı” diye yazmışlar. Doktor benden kan bile alsa ağlamaya başlarım. O noktada bir ameliyat hiç olmaz. Allah bize böyle bir vücut vermiş. Sağlıklı olmak en önemlisi. Çok gerek olmadıktan sonra böyle ameliyatlara gerek yok. Hakkımda yanlış haber yapmışlar. Çocuklar beni Hürrem olarak seviyorlar. “Aaa! Meryem silikon taktı biz de takabiliriz” diyebilirler. Çok tehlikeli böyle bir şey. Silikon takmadım ve takmayacağım. 4 çocuktan sonra böyle bir şey olur mu bilmiyorum tabii ama şu an çocuksuzum ve bir şey yapmayacağım. Koşu bandıyla ilgili haber de doğru değil. Beni yakından tanıyanlar bilir, ben kaprisli bir insan değilim. Bazen öyle haberler çıkıyor ama ben biliyorum bizim seyirciler çok akıllı, yoksa bizim diziyi izlemezler ki! 12 Ağustos’ta doğum günüm vardı. Çok insandan bana mesajlar geldi. Onlara çok teşekkür ediyorum. Acayip mutlu ettiler beni o gün.

 

Güzel bir kadınsınız. Ama bu dizi sayesinde erkeklerin taptığı bir kadına dönüştünüz. Hayatınızın bu döneminde bu kadar ilgi size ne hissettiriyor?

Bana hep senin söylediğin gibi söylüyorlar; “Seni çok erkek seviyor” diye. Farkında değilim çünkü kimse bana mektup yazmadı bugüne kadar. Kimse gelip söylemedi; “Ben seninle tanışmak istiyorum” diye. Ben böyle bir şey duymadım. Hiçbir şeyin farkında değilim. Tabii beni seven bir erkek bulacağım sonunda ama…

 

Acaba belli ediyorlar da anlamıyor musunuz?

Benim programı söyleyeyim sana; çekim yapıyorum, eve geliyorum, spor yapıyorum, senaryo okuyorum, diyalog çalışıyorum ve uyuyorum. Haftada 6 gün öyle. Bir gün arkadaşımla buluşuyorum, kuzenlerle buluşuyorum, daha fazla spor yapıyorum, senaryo okuyorum.

 

Yeni sezonla birlikte birçok dizi ve yine sevilen önemli oyuncular tekrar ekrana döndüler. Endişeniz var mı?

Hayırlısı olsun. Bunu kalpten söylüyorum çünkü onlar da çok çalıştılar. En sonunda hep beraberiz. İş arkadaşıyız. Belki farklı kanallardayız ama iş arkadaşıyız. Ben onlara da bol seyirciler diliyorum. “Muhteşem Yüzyıl”ın seyircisi devam edecek. Biz kitap gibiyiz. Seyirciler okumak istiyor ve bunun için bizde kalacaklar.

 

Nasıl bir “Muhteşem Yüzyıl” bekliyor bizi bu sezon?

İlk sezon ‘Kim kimdir’i gösterdik izleyiciye. Şimdi her şey tamamen bir satranç oyuncu. Büyük bir güç savaşı bizi bekliyor. Bu kez her şey daha sert olacak. Yeni katılacak isimler var; Mehmet Günsür, Burak Özçivit, Engin Günaydın. Engin’le beraber çok sahnemiz var. Çok iyi anlaşıyoruz.

 

Çok gülersiniz karşılıklı diye tahmin ediyorum…

Tabii gülüyoruz, şaka yapıyoruz ama disiplinli bir şekilde de çalışıyoruz. Çünkü günde sırf bir sahne çekip eve gitmiyoruz. Günde 6-10 sahne olabilir.

 

Sizi en çok kim güldürüyor sette?

Durum komedisi yaşıyoruz. Abuk sabuk bir şey olur ya bir saat sonra anlatamazsın kimseye. Anlatırsan da komik olmaz hani. O anda çok komik geliyor. Aslında bizim sette her gün başka bir insan komik oluyor birdenbire. Ama tabii Hürrem’e bakarsak ciddi bir kadın o! Artık Hürrem daha çok güçlenecek. Pargalı ona bir oyun oynadı ve eski sevgilisiyle onu karşı karşıya getirdi. “Muhteşem Yüzyıl” geçen yıl sadece ilk bölümüyle 2 tekrar yaptı, onun dışında bir kez bile tekrarı olmadı. Bu sezon da aynı şekilde olacak. Çünkü internette de bulunamıyor. Aslında çok akıllıca bir şey.  Hiç tekrarı olmadığı için seyircimiz bizi çarşamba akşamları oturup izlesin.

 

 

 

Bookmark and Share